Hotline
05511251751

Ceza Hukuku

Ağır Ceza / Asliye Ceza / İcra Ceza Davaları

Ceza hukuku, suç ve ceza kavramlarını inceleyen kamu hukuku bölümüdür. Genel ve özel ceza hukuku olarak ikiye ayrılır (ceza genel ve ceza özel olarak da ifade edilmektedir).Genel ceza hukukunun konusu suç kavramının maddi ve manevi unsurlarıyla tanımı, ceza hukukuna hakim olan genel ilkeler, ceza kavramının tanımı, suçu ortadan kaldıran nedenler, cezayı azaltan ve ortadan kaldıran nedenler gibi bütün suçlar için geçerli olan ilke ve teorilerdir.Özel ceza hukukunun konusu ise ülkenin kanunlarına göre suç sayılan eylemlerin neler olduğu, bunların kapsam ve sınırları, birbirlerinden ayrılan yönleri ile bu suçlara öngörülen cezalardır.

Ceza hukukunda genel olarak suçlar ve yaptırımları incelenmektedir. Suçun işlenmesinden cezanın infaz edilmesine kadar geçen süreç hassas bir süreçtir. Türk Ceza Kanunu’nda birçok suç düzenlenmiştir. Bu suçların başlıkları örnek olarak şu şekildedir;

  • Hayata Karşı Suçlar (Kasten Öldürme Suçu gibi)
  • Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar (Kasten Yaralama Suçu gibi)
  • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar (Cinsel Saldırı Suçu, Çocukların Cinsel İstismarı Suçu gibi)
  • Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar (Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu gibi)
  • Adliyeye Karşı Suçlar (İftira Suçu gibi)
  • Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar (Zimmet Suçu, İrtikap Suçu, Rüşvet Suçu gibi)

Yukarıda sayılan suçlar kasten işlenebilen suçlar olduğu gibi, bazı suçlar taksirle de (dikkatsizlik, özensizlik) işlenebilir. Ceza hukuku bakımından suçların oluşabilmesi için kanuni unsurların varlığı gerekmektedir. Örneğin mala zarar verme suçu kanunda düzenlenmişse de bu suç, taksirle işlenemez. Dolayısıyla başkasının malına istemeden zarar veren kişi, ceza hukuku bakımından suçlu olmayacaktır.

Görüldüğü üzere ceza hukuku bakımından çok ince ayrıntılar ile sonuçlar değişebilmektedir. Suç şüphesi altında olan bir kişi suçlu olmadığını ya da talep edilen cezayı haketmediğini düşünüyorsa veya kendisine karşı bir suç işlendiğini düşünen bir birey mağdur olduğunu düşünüyorsa, düşüncesini etkili bir biçimde ortaya koymalıdır. Örnek olarak şikâyete tabi suçlarda şikâyet süresi suçun ve suçlunun öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Mağdur olan kişi bu süreden sonra talepte bulunsa dahi talebi ciddiye alınmayacaktır.

Bu bağlamda ceza hukuku bakımından hakların ileri sürülmesine, zamanın gözetilmesinde, isnatların gösterilmesinde, fiilin niteliğinin ortaya koyulmasında profesyonel bir yardım ile hareket edilmesi hayatidir. Bu noktada aşağıdaki başlığın iyi anlaşılması gerekmektedir.

Ceza Hukukunda Avukatın Önemi

Ceza hukuku alanında avukatlar şüpheliyi, sanığı, mağduru, suçtan zarar göreni, katılanı, suçtan sorumlu olan diğer kişileri temsil ederler. Bu bağlamda adliyede, kolluk makamlarında veya suç için önemli diğer mahallerde bulunurlar, ifade ve sorguya katılırlar, isnatla ilgili bilgilendirmeyi sağlarlar, dilekçeler vasıtası ile ya da sözlü olarak hakları koruma altında tutarlar. Dolayısıyla insanın en temel haklarından olan özgürlük hakkının kaybedilmemesi açısından etkili ve güçlü temsil edilme hayati öneme sahiptir. Mağdur bakımından kaybın telafisi ve mağdurun vicdanen tatminini sağlamak esas gaye iken, şüpheli ya da sanık bakımından özgürlüğün korunması, haksızlığa uğranmaması ve orantısız yaptırımlara maruz kalınmaması temel amaçtır.

Yukarıdan anlaşılacağı üzere ceza hukuku özgürlüğe direkt etki eden bir dal olması nedeniyle riske atılmaması gereken bir daldır ve avukat ile temsil bu bağlamda çok önemlidir. Avukatın da sizi temsil kabiliyeti önemlidir. Zira ceza hukukunda amaç maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Dolayısıyla delillerin ortaya konulmasında, etkili savunmada, var olan ve zarara uğrayan menfaatin veya hakkın talebinde, müvekkil ile iletişimde, kanunlara ve diğer mevzuata hâkimiyette avukatın rolü hakkın yerini bulması için belirleyicidir.

Zira diğer hukuk dallarından farklı olarak bir yaptırım ile karşılaşan kişi üzerinde yaptırımın etkileri anlık olmayıp uzun yıllar sürebilmektedir (aile ve sosyal çevre baskısı, özgüven kaybı, maddi kayıplar gibi). Dolayısıyla haketmediği halde bir yaptırımla karşılaşan kişi için telafisi güç ya da imkânsız zararlar doğabilmektedir. Aynı şekilde suç nedeniyle mağdur olan kişi de fail hakettiği cezayı almaz ise kendini güvende hissetmeyecek, hayatına normal devam etmekte zorlanacaktır. Bu nedenle de ceza hukuku avukatı ile çalışmak önemlidir.

İstanbul Anadolu Yakası Ceza Avukatı Olarak Hizmetlerimiz

  • Şikayet dilekçesi ve eklerinin hazırlanması
  • Kollukta ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunulması
  • Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
  • Asliye Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
  • Sulh Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
  • Savcılıklarca verilen takipsizlik kararlarına itiraz edilmesi
  • Tutuklama ve koruma kararlarına itiraz edilmesi
  • Temyiz dilekçesi hazırlanması
  • Cezaevinde tutuklu ve hükümlü ziyaretleri yapılması

loader